Neşe
- Nihan Uycan Özen

- 11 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Canım kardeşim, hepimize neşeli bir gün dileyerek başlamak istiyorum bugün.
Ne olursa olsun içindeki neşe özüne odaklanabildiğin bir gün olsun. Birlikte başaralım bunu.
Ama sakın bana şikayetlerde bulunma! Hayatındaki dertleri anlatarak, “neşe mi kaldı ki?” deme!
Biliyorsun sen de; BİZ anda olduğumuzda ne dert kalıyor ne tasa. Hele bir de doğanın içinde anda kalabilmeyi deneyimleyebilirsek ne ala! Ağaçların, kuşların, böceklerin neşesini hiç mi duymadın hayatında? Sence onların derdi var mı kardeşim? Onlara dertleri yaratan, en büyük kötülükleri yapan da insanoğlu. “İnsanlar olmasa, yaşam ve varoluş en mükemmel şekilde devam eder” diyor bilim insanları. Biz halbuki öyle miyiz? Doğaya ve içindeki canlılara bağımlı bir türüz. O zaman gel bu sefer biraz onlardan örnek alalım.
Sor kendine, hangi canlı acılarına bizim gibi tutunuyor? An’da olunca acı kaybolduğuna göre, acının da egomuzla bir alakası olabilir mi sence? Uzun süredir bunu düşünüyordum. Sonra ilahi akış önüme Osho’nun[1] NEŞE kitabını getirdi ve ben şu satırları okudum:
“Dışarıdan gelen hiçbir şey neşe değildir ve olamaz. Bir şeye bağlı olan herhangi bir şey neşe değildir ve olamaz. Neşe sadece sen yuvaya döndüğünde yükselir.”




Yorumlar