top of page

Mümkün Dergi


Aşk mı, bağlılık mı? 2026’da sağlıklı ilişkilerin gerçek ihtiyacı
Günümüz ilişkilerinde “aşk” kavramı, çoğu zaman bilimsel bir olgudan çok kültürel bir anlatı olarak dilden dile yayılıyor. Romantize edilen aşk da süreklilikten çok yoğunluk ve idealizasyon üzerinden tanımlanıyor. Halbuki bu yaklaşım, ilişkinin doğal çatışmalarını birer gelişim alanı yerine başarısızlık göstergesi olarak konumlandırıyor, bunu kimse fark etmiyor ve “ah işte yine yürümedi” deniyor. Günden güne emek verilmeyen ilişkiler çöplüğü büyüyor. 2026 yılına girerken her

Nihan Uycan Özen
18 Mar1 dakikada okunur


Hedef değil yön seçmek: 2026’da nereye bakıyoruz?
Her yeni yıl başlangıcında olduğu gibi hepimizde bir hedef takıntısı başladı yine. Kurumlar, ilk çeyrek hedeflerini belirlerken, bireyler de genellikle “bu yıl şunu yapacağım, şuraya gideceğim, bu arabayı alacağım, şu eve taşınacağım” gibi hayallerle dilek tablolarını dolduruyor, çeşitli yaratım ritüelleri ile bol bol uğraşıyorlar. Acaba diyorum bunların hepsini bolca yapmış bir insan olarak ben bu sene bakış açımı değiştirebilir miyim? “Hedeflere odaklanmak yerine kendime bi

Nihan Uycan Özen
29 Oca1 dakikada okunur


Warm-Tech Akımı: Soğuyan teknolojiyi insanileştirme çabası ve yeni tasarım etiği
Yapay Zeka’nın kullanımı yaygınlaştığından beri toplumumuzdaki sıradan insanın bile teknolojiyle ilişkisi farklı şekillenmeye başladı. Son yıllarda teknoloji firmaları da bu kullanım yaygınlaşmasından hareketle yeni pazarlar, yeni müşteriler ve belki de bilmediğimiz stratejik bir ajanda odağında insanla daha uyumlu ürünler geliştirmeye başladılar. Şimdilerde de “Warm-Tech” yani “Sıcak Teknoloji” diye dilimize çevirebileceğimiz yeni bir teknolojik yaklaşım var. Ve bu yaklaşım

Nihan Uycan Özen
23 Ara 20251 dakikada okunur
Krizlerdeki fırsatlar
Dünyanın Krizler Çağı’na denk gelmiş bir nesil olarak kendimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Son yazıda “Duygusal Dayanıklılık” tan bahsetmiş, ortaya çıkan krizler karşısında yıkılmamayı öğrenmiştik. Şimdi ise biraz da bu krizlerin içindeki fırsatları görebilmeyi anlatmak istiyorum. Eylem olmadan umut, umut olmadan da huzur olmuyor zira. Krizlerin Doğası ve Algılanışı Kriz kavramı, bireylerin ve toplumların düzenlerini sürdüren dinamiklerin bozulduğu anları ifade eder. Ekono

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Duygusal zekâ artık yetmiyor mu? Duygusal dayanıklılık çağına giriş
Corona Pandemisinden bu yana hızla değişen dünyamız, insanların her sabah yepyeni bir krizle uyanmasına yol açtı. Salgınlar, iklim krizi, savaşlar, ekonomik sorunlar ve buna benzer onlarca meseleyle boğuşan modern insan, ruh sağlığını korumakta zorlanıyor. Özellikle toplumumuzda son on yılda hızla büyük bir ahlak çöküntüsü yaşanırken, intiharlar, cinayetler ve suç oranı da git gide artıyor. Bu durum sosyologlar, psikologlar, kriminologlar tarafından incelenedursun biz konunun

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


FarkındalıkNeo Nostalgia: Yeni Dünya’da nostalji kavramı
Neo Nostalgia diye yeni bir kavram türemiş son zamanlarda. Duyar duymaz her zamanki gibi ilk olarak kelime köküne bakmak istedim. Bakalım ki içimizde bir anlayış oluşsun. Sonra da yavaş yavaş benim neden ilgimi çektiğine birlikte bakarız dedim içimden. İşte buyrunuz: Neo nostalgia” terimini Türkçeleştirirsek “Neo = yeni, Nostalgia = geçmişe özlem” Dolayısıyla “yeni nostalji” ya da “çağdaş nostalji” olarak çevrilebilir. Tamam çevirdik de ne anladık acaba? GEÇMİŞİN BUGÜNLE BUL

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Ruhsal zekâ, sezgi, dijital filtre
Çağımızın en büyük sorunlarından biri dezenformasyon. Bilgiye ulaşmanın bugüne kadarki en kolay zamanlarında bulunmakla birlikte, bilginin doğruluğu konusunda oldukça büyük güçlüklerle karşı karşıyayız. Zira teknolojinin de yardımıyla bilgiyi manipüle etmenin sayısız yolu mevcut. Son yıllarda hayatımıza giren post truth gibi bir kavram da var üstelik. Ruhsal Filtre: Bilgi Seçmenin Yeni Zekâsı “Bu bilgi bende ne uyandırıyor?” Yeni çağın belki de en kritik sorusu bu. Dijital d

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


FarkındalıkKişisel değer ve karşılaştırma cehennemi
İnsanın kendini objektif bir şekilde değerlendirebilmesi zor zanaat. Ya bizden yukarıdakilerle ya da aşağıdakilerle belli parametreler açısından sürekli şekilde karşılaştırmalar yaparak kendimize değer biçmeye çalışıyoruz. Bu parametreler deneyim, yaş, imkân, eğitim, gelir düzeyi, fiziksel durum vb. alanları kapsıyor genelde. Birinden daha çok ya da daha az bilgili olmak,güzel olmak, zengin olmak, eğitimli olmak, zayıf olmak mümkün. Bunu bu şekilde yazarken de seslendirmesi

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


İnsan ve hikayeler üzerine Gülseren Budayıcıoğlu ile bir söyleşi
Gülseren Budayıcıoğlu ile 14 Mart 2025 Tıp Bayramı Günü’nde bir Bakırköylü olarak bir araya gelme fırsatı buldum. TUKD [1] Bakırköy Şubesi önderliğinde, Bakırköy Kültür İşleri Müdürlüğü’nün ve Bakırköy Belediyesi’nin iş birliğinde İspirtohane’de gerçekleşen bu güzel kültür etkinliği için moderatörlük teklifi aldığımda açıkçası çok heyecanlandım. Kurumsal hayatta ve kendi yaptığım işlerle ilgili olarak sayısız defa sahne tecrübem olmasına rağmen, ismi bu kadar büyük biriyle i

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Karanlıkların ardından doğan aydınlık ve yenilmez gücümüz umut
Bu aralar içimiz sıkkın, bıkkın ve çok yorgun…Ülkemiz öyle bir eşikten geçiyor ki, iç huzurun olsa da etkilenmemek imkânsız. Adalet terazisinin şaştığı, insanların içinde öfke biriktirdikleri habis ve karanlık günler…Tek iyi şey belki de Türk Gençliği’nin yüzlerce yıl öteden Ata’sının onlara yaptığı çağrıyı duyup ayağa kalkışı oldu. Öyle bir gençlik enerjisi getirdiler ki tüm topluma, umutlandık. Uzun süredir hissetmediğimiz bir umut bu…Değişime, dönüşüme dair…Gelecek iyi gün

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Kendi yolumuz: Hep O’na
Spiritüalizmin yükselişe geçtiği, bireylerin içi boşalan toplum değerleri karşısında maneviyatlarını korumak ve belki de inancın gücünü içlerinde yükseltebilmek için her yeni gün bambaşka bir öğretiyi yücelttiği, ritüellerle, ruhsal çalışmalarla, kişisel gelişim atölyeleriyle dopdolu bir çağdayız. Haliyle bu yollara ilgisi olanların da -eğer içini doldurarak ve derinleşerek ilerlemezlerse- savrulduğu ve de bir yerden sonra tüm bu öğretilerin oyuncağı oldukları bir senaryoyla

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Farkındalıkİkinci bir kariyer mümkün
İnsan hayatı uzamaya başladığından beri, tıptaki gelişmeler sayesinde birçok kişi hem maddi sebeplerden hem de manevi arayıştan kaynaklanan ikinci bir kariyer planlamasına yöneliyor. Durum kişiden kişiye değişmekle birlikte, kendi adıma spiritüalizmin bu konuda da etkili bir faktör olduğunu gözlemledim. Arayışıyla dolu günümüz insanı, ruhsal çalışmalar yaptıkça özüne daha çok yaklaşıyor ve hayatı çeşitli açılardan sorgulamaya başlıyor. O güne kadar içinde bulunduğu, ona daya

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Kişisel frekans ve Penney Peirce’dan Frekans
Birkaç aydır Penney Peirce’ın Frekans adlı kişisel gelişim kitabını okuyorum. Evet uzunca bir zamana yaydım farkındayım. Bana göre tam da böyle sindire sindire uygulama yapa yapa okunması gereken bir kitap. Zaten kişisel gelişim kitapları da ancak içindeki uygulamaları yapınca bir fayda sağlıyor. Şimdiden bu kitap benim hayatıma birçok önemli farkındalık kattı. Artık kendi öz enerji alanımın kutsallığını daha çok önemsiyor ve gün içinde birçok bilinçli seçim yapıyorum. Haliy

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Rutinler iyidir
Eylül ayında okulların açılmasıyla hepimize sirayet eden disiplinli yaşam hali kendimi ve alışkanlıklarımı analiz etme imkânı sundu bana. Benim gibi esnek zamanlı çalışıp üreten, kendi çalışma zamanını kendi planlayanların sayısı Korona pandemisinden beri oldukça arttı. Sadece sanatsal alanlarda ya da serbest zamanlı hizmet alanlarında çalışanlar değil, ofis işi yapanların bile hibrit çalışma modellerine geçmesiyle esnek çalışmanın oldukça yaygınlaştığı bir dönemdeyiz. Bu par

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Disiplin ayı Eylül hoş geldin, iyi ki geldin!
Eskiden eylüldenince romantik ve görkemli bir ay aklıma gelirdi. Sarı sarı yapraklar, ince ince yağan bir yağmur ve toprak kokusu…İklimler değiştiğinden beri eylül de pek sıcak geçiyor şimdilerde ama yine de “Yaz bitti, kendine gel!” dedirtiyor kimilerimize. Ben de o kişilerden biriyim. Uzun süredir bekliyordum eylül ayını. Kendimden sıkılmışlık halinde, bu günlerin hayalini kuruyordum. Eylül de sağ olsun bir hız geliverdi. Hem de öyle bir geldi ki üstümüzdeki ölü toprağını

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Tekamül sürecinde bir garip yolcu
Tekamülün spiral bir süreç olduğunu, bazen ileri, bazen geriye doğru ilerlediğini çoğumuz biliyoruz. Biliyoruz ama tam olarak nasıl olduğunu pratik ediyor muyuz, emin değilim. Kendi içimde bu anları fark etmenin kıymetini deneyimlediğimden beri paylaşmak da elzem oldu. Malum, biz yazı işçileri yaza yaza, okuyup anlayarak idrak edenlerdeniz. Üzerine bir de pratik eklendi mi işte o zaman bir oluş hali gerçekleşiyor ve belki de kendi kişisel gelişimimizde bir eşik atlıyoruz. İşt

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Kararlı olmayı öğrenme maceram
Çocukken karar vermekte çok zorlanırdım, özellikle de kıyafet alışverişine gidildiğinde. Sanki verdiğim karar milyonları etkileyecek büyüklükteymiş gibi uzun uzun düşünür, annemi deli ederdim. Alt tarafı ayakkabı alınacak. Çok şükür, belki iki çift bile alabilecek durumumuz vardı ama ben bir türlü beğenip beğenmediğime, hangisinin daha rahat olduğuna karar veremezdim. Sonra büyüdükçe birçok konuda kararsız olduğumu fark ettim. Hatta bu durum benim her zaman için tek gruba ait

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20252 dakikada okunur


Vazgeçmenin özgürlüğü
Bugün vazgeçmek hakkında yazmayı çok istedim. Daha önce başka bir köşede bırakmak hakkında yazdığımdan acaba tekrar mı olur diye yazar hassasiyetimle kendimi de sorgulayarak üstelik. Sonra o küçük nüansı fark ettim yine. Beni okuyanlar farkındadır, kelimelerin derin anlamlarıyla bağ kurmayı ve yakın anlamlı şeylerin neden türetildiğini anlamayı özellikle seviyorum. Demek ki var olan yakın anlamlı kelime bir derdi anlatamıyor ki yepyeni bir kelimeye ihtiyaç duyulmuş diyorum k

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Lohusalığın farkındalık dolu şifası
Sevgili Gupse Özay’ın vizyondaki filmi Lohusa, çıktığı günden itibaren ilgimi çekiyor. Lohusalık sürecini iki kere deneyimlemiş bir anne olarak ve her ikisinde de hayatımda ruhsal gelişmeme eşik atlatan farkındalıklar yaşadığımdan pek bir kıymetli bu kelime benim için. Ve tabi ki kelimenin bana hatırlattıkları…Filmi hala izleyemedim. Vardır bir hikmeti diyorum ve yazımı daha fazla ertelemeden bana en azından bu yazıyı yazma konusunda ilham olduğu için filme teşekkür ederek ba

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


İnsanın şifa arayışı
Bu yazımla çok kapsamlı bir konuyu kendi kişisel tespitlerimle tartışmaya açmak gibi bir niyetim var. Umuyorum ki başarabilirim. Ve umuyorum ki taraflı olmadığımı, sadece hastalar olarak mevcut durumdan mağdur olduğumuzu anlatabilirim. Şifa nedir? Şifa, Şifayı, bedensel veya ruhsal bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma, onma olarak tanımlamak mümkün. Aynı zamanda hepimizin arayıp bulmakta zorlandığı bir deva. Aslında çoğu zaman ona hiç ihtiyaç duymamayı da diliyor

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur
bottom of page