Acısız tekamül
- Nihan Uycan Özen

- 11 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Güzel kardeşim, ruhumun aynası,
Zorlanıyorsun bu sıralar hissediyorum. Bir yerde takılı kaldın ve ilerleyemiyorsun. Nedenini bir türlü bulamıyorsun. Boşa koyuyorsun olmuyor, doluya koyuyorsun olmuyor. Bildiğini sandığın hiçbir şey sana hizmet etmiyor. İşte bak bu noktada haklısın. Bilmiyorsun, bilmiyorum ve bilmiyoruz. Belirsizlikten hoşlanmayan zihnimizin zindanında, acıdan tuzaklar kuruyoruz kendimize.
Var mısın benimle araştırmaya?
Ne zaman karanlıklara düşsem, dualitenin kanunları gereği; ışığın da pek yakında olduğunun bilinciyle sorular soruyorum kendime ve evrene. Cevaplar bir bir geliyor. Bazen çetin sınavlarla tabi ki! Çünkü evren de bilincimizde sıçrama yapalım istiyor. Her seferinde bana “bu evrende her şey mümkün, sınırlı olan senin algın” diyor. “Değişmeyen şey dönüşümün kendisidir” diye de harika bir klişe var, biliyorsun. Buradan hareketle diyorum ki değişmeye devam etmeli ve durmadan dönüşmeliyiz. Yerimizde sayarsak, tekâmül nasıl mümkün olsun? Kelime anlamıyla bile bize yolu gösteren bu kavram spiral şeklinde ilerliyor diye yazmıştım daha önce. Bir ileri, bir geri… Bazen iki üç adım ileri sonra yine geri ve böyle gidiyor işte… Sonuca ulaşmak için ancak durmadan yola devam edersek bir şansımız var. Bu çok açık değil mi? Dünya oyununun keyfi de burada zaten.
Peki, biz neleri farklı yapsak oyunda biraz daha ilerleriz?




Yorumlar