Bırakmak
- Nihan Uycan Özen

- 11 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Bırak kardeşim bırak!
Endişeyi, korkuyu, beklentiyi, hayal kırıklığını…
Planı, programı, bilme ihtiyacını…
Sonuçlara olan bağımlılığını, onayı, takdir isteğini…
Kontrolcülüğünü ve güvensizliklerini…
Hepsini BIRAK!
Nerden mi çıktı bu bırakma telkinleri? Hem de benim gibi eski bir kontrolcü kimlikten! Evet ben kontrolcü kimliği baskın, plandan programdan ve bilmekten hoşlanan bir insandım. Hatta zaman zaman hala da böyle bir insanım. Çünkü bazen hala gerekiyor. Gerekiyor mu gerçekten ondan da emin değilim ama yine de dengeden hoşlanan ilahi akış bana bunları söyletiyor kardeşim.
Şimdi gelelim bu konuda nasıl idrak kısmına geçtiğime. Bunun adı tam anlamıyla idrak. Ama ne kadar sürer bilmiyorum. Hepimiz insanız ve hepimizin egosu yani nefsi, ehlileştiği sürece bu bahsi geçen farkındalıkları hayatına eylem olarak sokabiliyor. Üst üste gelen o kadar çok olay yaşadım ki bu sıra: Hiçbir şeyi kontrol edemediğimi anladığım zamanlarım oldu. Sadece kontrol edebildiğim yanılsamasına sahip olduğum zamanlar… Yine de zorlayıcı!
Kolay kolay bırakılamıyor bazı alışkanlıklar çünkü alttan alta bizi korusun diye oraya koyduğumuz kimliklerimiz var. Ego temelli bu kimlikler çoğu zaman gölge yanlarımız, sen de biliyorsun. (Gölge yanlarımız ve hediyelerimiz)




Yorumlar