Kaktüsü sevmek ve sağlıklı sınırlar
- Nihan Uycan Özen

- 12 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Pek herkesin tercih etmediği kaktüs diye bir çiçek var. Biliyorsun değil mi sevgili kardeşim? Şimdilerde çoğunlukla radyasyonu temizliyor diye televizyonların, bilgisayarların yanına konuluyor evlerde. Fazla su da istemiyor aslında. Bu haliyle bakımı da kolay gibi... Ama kaç kişi gerçekten kaktüsü sevip de alıp evine koyuyor bilmiyorum?
Neden mi merak ettim?
Bu bol dikenli çiçek bir ay içinde iki kez bana kendi sınırlarımı hatırlattı ve büyük farkındalık anları yaşattı. Ben de haliyle seninle paylaşmak istedim. Kaktüslerin çoğunun bol dikeni oluyor, öyle çıplak elle tutup da sevebileceğin, yapraklarını okşayıp öpebileceğin bir ev bitkisi değil yani. Bu arada evet bazen çiçeklerin yapraklarını öpüyorum, onlarla konuşuyorum çünkü biliyorum ki onlar da yaradılışın bir başka tezahürü ve en az benim kadar canlılar.
Neyse biz kaktüse geri dönelim. Bahsettiğim ilk acılı deneyimimi benim yokluğumda bol su verildiği için çürümeye yüz tutmuş kaktüslerimden biriyle yaşadım. Boynunu bükmüş üç parçayı can hıraş bir vaziyette çıplak ellerimle tutup tekrar toprağa ekmeye çalışırken dikenler aklıma bile gelmemişti. Haliyle bu kıl gibi küçücük dikenlerle doldu parmaklarım, avuç içim ve el bileklerim. O gece kabus gibiydi. Sevgili eşim tüm yorgunluğuna, yoldan gelmiş olmanın bitkinliğine ve uykusuzluğuna rağmen büyüteç ve cımbızla saatlerce ellerimi temizledi. Ağrı, sızı cabası... Günlerce ellerim sızladı.
O gece ne mi oldu?




Yorumlar