Sevgi'ye sığınalım
- Nihan Uycan Özen

- 12 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Canım kardeşim nasılsın görüşmeyeli?
Uzun zaman oldu, yazamadım. Yazmak isteyip de yazamadım. Ülkemizde, dünyamızda ne büyük değişiklikler oluyor, farkındasın sen de biliyorum. Kötü hissettiren olaylar, endişelere boğan gelişmeler, bilinmezlikler... Tüm olan bitene verilen tepkiler... Bu tepkilerin doğurduğu etkiler... O kadar yoğun ki şu sıra biricik Dünyamız’ın enerjisi, zaman zaman hepimizi yoruyor. Benim de hayatımda son dönemde değişiklikler oldu. Üzüldüm, yorgun ve bezgin hissettim bir süre. Böyle zamanlarda durup, olaylara dışarıdan bakabilmek büyük meziyet! Bunu yapamadığım zamanlar oldu benim de ama sonra geçti. Sonra biraz daha oldu ama biliyorum ki yine geçecek.
Haklısın her zaman kolay değil atlatmak, insanın canını bazı şeyler çok acıtıyor. Bu şekilde hissetmeye programlanmışız gibi. Çünkü üç boyutlu dünyanın dualite (ikilik) anlayışı sana olup biteni “iyi” ya da “kötü” diye etiketlemen gerektiğini söylüyor. Değil mi sevgili kardeşim? Orada birileri, başkalarının hataları dolayısıyla can verdiğinde, yapılan yolsuzlukları duyduğunda, bir küçük virüs tüm insanlığı dize getirdiğinde ya da cehaletin kör zindanlarında boğulurken başkaları sen de duramıyorsun. Sakin kalamıyorsun. Belki acı çekip ağlıyorsun saatlerce...Her şey hep daha kötüye gidecekmiş gibi hissediyorsun. Ama öyle değil! Hiçbir zaman da öyle olmadı. Çünkü Dünya gezegeninin tasarımı, deneyim alanı bu değil! Hele bugünlerde hiç değil! İnsanoğlunun “kutupsuzluk”, “nötr algılama düzeyi” ni deneyimleme zamanlarına giriş yaptık. Kolay değil eskiyi bırakıp hemen yeniye adapte olmak ama farketmekle başlıyor her şey. Farkedersek algımızı da değiştirebilir, kolaylıkla kabul ve teslimiyete geçebiliriz. Evren kontrol enerjisini bırakmamızı ve onunla birlikte akmamızı istiyor adeta.
Ne demek bunlar?




Yorumlar