Şekil - içerik - anlam
- Nihan Uycan Özen

- 12 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Merhaba Kardeşim,
Biliyorsun geçen seferden, yarım kalan bir yazım var. Konusu derin olduğundan mı, ben yazmakta kendimi yetersiz hissettiğimden mi bilinmez geçen sefer bitiremedim. Kısacık yazıp anlatacak bir şey de değil ama belki birlikte düşünürüz yazdıklarımı. Şimdi zaman, deneme zamanı…
Aslında kafamda kaç haftadır dönüp dolaşan bir konu bu kardeşim. Başka bir şeylerle birleşmeyi bekliyordu, nihayet bulduğumu sanıyorum. Bulunca da seninle paylaşmak istedim hemen. Yazmak bir büyük ŞİFA… Benim içimden akan koskoca bir evrenin var olduğunu anladığım en kıymetli anlar, yazarken yaşadığım anlar. Çünkü yazı masamın başına geçtiğimde -çoğunlukla meditasyon sonrası yazıyorum- akışla gelenleri yazıyor ve genelde bir iki küçük düzeltme dışında her şeyi olduğu haliyle bırakıyorum. O yüzden benim açımdan gelenleri yazmak pek kıymetli, senin açından da umarım onları okuyup, içinde duymak bu oranda kıymetlidir.
Şimdi gelelim neden bunları anlatmaya başladığıma. Şekil konusunu düşünüyordum uzunca bir süredir. İnsanların neden hep göze hoş gözükene çekildiğine bakıyor, kimi zaman da engel olamadığım bir yargıyla, şekle takılanların ne kadar çok içeriği kaçırdıklarına odaklanıyordum. Fark ettin değil mi kardeşim? Hemen ayırdım kendimi, hem de bu kadar çok birleştirmekten, BİRLİK ’ten bahsederken. Çok ŞÜKÜR ben de yakaladım kendimi ve şu soruyu koydum önüme:
“İtiraf et Nihan, ne kadar içerik düşkünü olduğunu söylesen de anlam’ın peşinde bir hayat yolu seçsen de sen nerelerde şekle takılıyorsun?”




Yorumlar