top of page

Emek, çaba ve kendinden oluş haline geçmek

Bu yazıyı her alanda EMEK vererek, kendinin ve BÜTÜN’ün hayrını gözetmiş, çalışmış, akılcı şekilde çabalamış, bir şeylerin değişip dönüşmesi için, üretime katkı sunabilmek için dirsek çürütmüş, kafa patlatmış ya da ellerinde, ayaklarında nasırlar açarak fiziksel çabasını üretime vakfetmiş CAN’lara adıyorum.

Hayır, hayır İşçi Bayramı falan değil ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü…İçimden fışkıran bir minnet duygusunun eseri bu yazı. Biraz emeği yücelten zihnimi buraya sunacak biraz da emek ile çaba arasındaki nüansa odaklanacağım. Ömrüm bu ikisi arasında gidip gelmekle geçti, geçiyor. Ve ben çabasızlık, kendiliğindenlik, kolaylıkla oluş haline geçmek vs. bunlarla pek ilgileniyorum şu sıra. Çok değil, akıllı çalışmanın yollarını araştırıyorum. Doğru soruları soruyorum artık. İç sesimle ve akışla uyumlu olmaya çalışıyorum.

Öncelikle yukarıda yazımı ithaf ettiğim kitledenseniz, şu sözlerime kulak verin lütfen. Hatta kalbinizi açın, bir derin nefesle içinize çekin. Çünkü çoğu zaman kimseden duymuyorsunuz bu sözleri:


O kadar kıymetlisiniz ki, o kadar önemlisiniz ki! Yaşadığınız ekosistemi besleyen, dönüştüren sizlersiniz. Dünya sizin yüzü suyu hürmetinize dönüyor, inanın bana. İyi ki varsınız.”

Şimdi burada bir duracağım. Tüm bu minnetime, övgü dolu sözlerime rağmen konuyu başka bir perspektife taşımak istiyorum. Zira biliyorum ki burada bahsi geçen kitlenin en büyük ikilemlerinden biridir EMEK ve ÇABA arasındaki o ince çizgi.




Yorumlar


Nihan Uycan Özen
  • Adsız tasarım (47)_edited_edited
  • Youtube

Yazar | Sosyal Girişimci
Köprü Project Kurucu Ortak

© 2025

bottom of page