top of page

Peru Seyahati – 3


PERU SEYAHATİ – 2 (bir önceki yazı dizisi bölümü için tıklayınız)


I am the channel (Ben kanalım)

Bu kısa süreli itiraftan sonra bir daha hiç susmadım. Konuştum. Hep konuştum. Dilimden bana ait olmayan düşünceler dökülmeye başlamıştı. Kimi zaman “off ne kadar çok ıslak mendil harcıyorsunuz, doğa sizin yüzünüzden kirleniyor” diyor, kimi zaman “sen yeğenlerinin kusmasından iğrenirdin bak yanında hiç tanımadığın insanlar kusuyorlar” diye kız kardeşime kızıyordum. Bir an geliyordu çok sıcak olduğunu düşünüyor, tüm kıyafetlerimden kurtulmak istiyordum. Çoğu zaman ne hissettiğim duygular ne de zihnime üşüşen düşünceler bana aitti. Aslında kimlere ait olduğunu da şaşmaz bir netlikle biliyordum. Burada empatik kişiliğim de devreye giriyordu ama ben ne Nihan’ı ayırt edebiliyordum ne de ortak olanı. Tam bir çoklu kişilik durumu yaşıyor ara ara da “Remember Nihan[1]” diye bağırıyordum. “Tatlı, mavi, güzel Nihan” diye kendimi seviyordum düşüp düşüp bayıldığım yerlerde. (O dakikalarda gerçekten kendimi sevdiğimi anladığım aydınlanma anları yaşadım. Müteşekkirim. Zira benim gibi sürekli kendilik işçiliğiyle uğraşanların şaşmaz şüphesidir, “acaba kendimi yeterince sevmiyor muyum?” konusu.)

Yaşanan travma çözülmeleri tabi ki de bunlarla sınırlı değildi. İki kız kardeş nelere soyunmuş olduğumuzu bu yolculuk boyunca çok daha iyi anlamıştık. Ara ara yukarıdaki örnekteki gibi kardeşime karşı içimde biriktirdiklerimi kusuyordum. Ara ara itiraflarda bulunuyordum. Ara ara anneliğimle ilgili duygusal hezeyanlara kapılıyor, bir anda hayatta herkesin annesi olmaya çalışmamı kendime itiraf ediyordum.

O kadar karışık bir ruh hali içerisinde yine de her çözülen olayla derin bir huzur yaşayıp, dağlara taşlara bağırarak rahatlıyordum. Eskilerin hangi dağa çıksam da bağırsam deyişlerinin nereden geldiğini en sonunda anlamıştım. Belki de atalarımız zaten ruhsal şifalanmanın ne demek olduğunu biliyorlar ve belki de bu yöntemleri uyguluyorlardı. Biz yeni nesiller ne yazık ki bunları unutmuştuk. Oysaki Perulular bunu o kadar doğal bir şey olarak yaşıyorlardı ki; anne baba çocuk olarak nerdeyse ayda bir bu ritüelleri uygulayan dağlı aileler olduğunu öğrenmiştik. Onlar için San Pedro’nun kutsal ruhunun bilgeliği şaşmaz bir yol göstericiydi. Benim için de öyle olmuştu.




Yorumlar


Nihan Uycan Özen
  • Adsız tasarım (47)_edited_edited
  • Youtube

Yazar | Sosyal Girişimci
Köprü Project Kurucu Ortak

© 2025

bottom of page