top of page

Mümkün Dergi


Bir empattan diğerlerine…
Mümkün Dergi’nin Sevgili Okurları, Spiritüel konulara meraklı ve bilgili bir kitle olarak tahmin ediyorum ki empat * kelimesini daha önce birçok defa duymuşsunuzdur. Bu yazıyı hem bu kavram etrafında derinleşmek hem de konuya yabancı olanlar için tutarlı bir başlangıç noktası yapabilmek için yazıyorum. Duygusal bir nedenim de var üstelik… Ben, deneyimli bir empatım. Bu gerçeğimi kalabalıklar içinde yeni yeni söylemeye başladım. Sanırım artık bu durumla ilgili paylaşmak istedi

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Affetmezsek ne olur?
Bu aralar ne hikmetse karşıma çok fazla çıkan bir kelime var. Dolu dolu bir kelime: Affetmek. Zira benim çekim alanım ruhsal gelişime hizmet eden kelimelerle bolca haşır neşir olduğundan bu duruma pek de şaşırmıyorum aslında. İşte tam da bu farkındalıkla “ affetmek ” kelimesinin bugünlerde karşıma neden bu kadar sıklıkla çıktığını kendi kişisel tekamülüm ekseninde araştırırken birlikte yol aldığımı düşündüğüm siz sevgili okuyucularla da her zamanki gibi rasyonel bir düzlemde

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Kozmik Festival’e doğru: İnziva tadında festival
Tantra ile kendine yaklaş, kalbine bağlan, Şamanik iyileştirmeyi deneyimle Ayurveda’nın bedeni ve ruhu iyileştiren gücünü keşfet, içindeki ergen ile yüzleş, yaratıcı dans ile barış, nefes al, meditasyon yap… Ve çok daha fazlası Ekim ayında gerçekleşecek Kozmik Fesitval’in vaatleri arasında yer alıyor. Sevgili Nurcan Ilgın ile kendisi ve organizatörü olduğu Kozmik Festival hakkında söyleştik. Nurcan, çok yönlü insanlardan ve bu haliyle geçen sene İngilizce-Türkçe olarak düzenl

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Sevme Sanatı
Erich Fromm’un 1956 tarihli başyapıtının adını verdim bugünkü yazıma. Ustaya selam göndermek, ruhunu onurlandırmak niyetindeyim. Eminim ki benim gibi milyonların, başucu kitaplarından biridir bu değerli eser. Eğer hala okumayanlardansanız şiddetle tavsiye ediyorum. İncecik, okuması kolay, anlaması daha doğrusu idrak haline sokması zor bir eser. Pekâlâ bizim yolumuz da buraya doğru. Yazıldığı yüzyıl, içindeki hakikat bilgisini asla sınırlandırmıyor. Öyle evrensel bir eser. Ço

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Zor zamanlarda ayakta kalmak
Altın Çağ girişinin biraz zorlu olacağını bizim gibi ruhsallıkla uğraşan kelime işçileri ve şifacılar sezgisel olarak çok iyi biliyorduk. Hele sevgili gezegenimiz bin bir türlü musibetle bilinmez bir geleceğe doğru savrulurken, zaten toplum gönüllüsü olan birçok kalp, uzun zamandır endişe krizlerinde boğuluyordu. Covid pandemisiyle belirginleşen değişen paradigma, birçoğumuzu bu alanlara bakmaya yöneltti. Ben de uzunca bir süredir iki mecrada birden bu konuları yazıyor, sosya

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20252 dakikada okunur


Farkındalık ışığı bir kez yanarsa dönüş yoktur
Varoluşumdaki mutlak yalnızlık ve dışımda zuhur eden çok gerçekçi illüzyonu fark etmek Yeni yılın bu ilk günlerinde zamanın aslında bir illüzyon olduğunu düşünürken buldum kendimi. Ve sonra biraz daha derinleşip içinde yaşadığımız dünya ile bağım kopunca yine felsefi konulara kaydım. Kadim kaynakların anlattığı Altın Çağ’ın yeni insanına yönelik yeteneklerimizi fark edebiliyor muyuz emin değilim diye düşündüm. Mesela her yerde “beşinci boyut” lafı geçiyor ama kim bu beşinci b

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Destek istemek, destek vermek ya da hiçbiri
Hemen her gün cümlelerimizin içine sığışan bazı kelimeleri durup düşünmeye ne kadar vaktimiz oluyor? Biraz üzerine emek harcamak bizi daha dengede yapar mı? Bu kez “birlik” ve “destek” kavramlarının anlam bilimi üzerinden inceliyor, günlük hayattaki karşılığından dersler çıkarıyoruz. İnsanoğlu sosyal bir varlık ve etkileşime girip, ilişkiler kurdukça mutlu oluyor. Bunu Corona pandemisinin bizleri eve kapattığı, yakınlarımızla fiziksel teması minimuma indirdiğimiz zamanlarda d

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20252 dakikada okunur


Spiritüel çalışmalar aileyle nasıl deneyimlenir?
Yazmaya ancak fırsat bulsam da son zamanlarda aklımda takılı kalan ve yazmazsam rahat edemeyeceğim bir paylaşım alanı var. Bir deneyimimi, Mümkün Dergi’nin güvenli ve sevgi dolu ortamında yazarak paylaşmak istiyorum. İstiyorum ki birimizin deneyimi hepimizin olsun. Cesaret aradığımız bir alan ise bu şayet, o cesaret buradan yayılsın…Çocuklu aileler için yazıyorum özellikle. Çocuklu ve spiritüel alana merak salmış ebeveynler için… İki bin yirmi iki yılı Ramazan Bayramı, ailece

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Ruhumu büyüten kelimeler
Ruhumu büyüten, anlamlarıyla bağ kurduğumda farklı evrenlerin kapılarını açar gibi hissettiğim kelimelerim var. Öyle kelimeler ki her dilde farklı yazılış ve söylenişte olsa dahi, evrensel bir bilinci temsil ettikleri için insanlar üzerinde birleştirici etkisi olan kavramlar…Gizemlerini, mucizelerini ve benim için nasıl anlaşılır olabildiklerini paylaşmaya çalışacağım. Bir dilbilimci değilim, iyi edebiyat yapan bir kelime ustası da değil belki! Gizemi ve ruhsallığı araştıran

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Bencillik ve acı bağımlılığı
Yeni Dünya için araştırmamızın anlamlı olacağını düşündüğüm bir kavramla daha karşınızdayım. Her zamanki gibi bakalım TDK [1] “BENCİLLİK” için ne diyor? Bencillik: (sıfat ) Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin, hodkâm, egoist: “Bencildir insanoğlu, bencil olduğu için de yalnız kendi dertlerini düşünür, yalnız onlara inanır.” – Nurullah Ataç Sevgili Nurullah Ataç tam dikkatleri çekmek istediğim noktaya atıfta bulunurcasına yazmış

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Aşk
Küçücük, üç harfli, ağır bir kelime…Söylemesi de biraz zor. Bir şeyi ısırır gibi… Bu kendi küçük, söylenişi zor, anlamı ağır kelime dilimize Arapçadan gelmiş. Yakın coğrafyalardaki dillerde de benzer etimolojik kökleri var. Yaptığım araştırmalar boyunca bölgeden bölgeye aşkın yaşanış şekli ve taşıdığı anlamın sadece ufak değişiklikler gösterdiğini fark ediyorum.Aşkın anlamını araştırırken “yakıcı sevgi”, “birbirine karışmak”, “zehirli sarmaşık” ve “ışık” kelimeleri dikkatimi

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Nasip ve Kısmet üzerine derin düşünceler
icedir Nasip ile Kısmet aklıma düştü. Öyle sadece semantik olarak falan da değil üstelik. Yani birkaç keredir ikilileri, yakın anlamlıları yazıyorum diye de değil! Üstelik bu sefer bu iki kelimenin iyiden iyiye eş anlamlı olduklarını da düşünüyordum başlarda. Birkaç haftadır bu yazıyı kaleme almayı planlarken ben de bu kavramlarla birlikte evrildim. Kapsadıkları manayla bağ kurmak istedim. Varoluşun derinliklerine kadar giden, anlamlandırmak istediğim birçok konuya cevap o

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20252 dakikada okunur


Kırgınlık mı? Kızgınlık mı?
Madem yakın anlamlı kelimelere odaklanıyoruz bir süredir, “şükran” ve “minnet” ten sonra şimdi sırada “kırgınlık” ve “kızgınlık” var. Duygular konusunda detaylara odaklanmayı seviyorum. Bende kelimelerle tetikleniyor duygular. Yazanlar bilir; kelimelerin büyüsü vardır. Bugün de önümüze bu kelimeler düştü işte! Hem de bu sefer aralarında sadece bir harf fark olan iki kelime… Yazımları yakın ama yarattıkları duygular oldukça farklı! Bunun yanında öyle de bir şey var ki, beni o

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Minnet ve şükür arasındaki o küçük fark
Mümkün’de yazmaya başladım başlayalı, bu köşe için kendime bir yol haritası belirlemek istiyordum. O zaman gelene kadar akışta kalmaya, yol kendini belli edince onunla akmaya karar vermiştim. Sonradan bir şeyler oldu ve ben fark ettim ki, kendim için kafa karışıklığı yaratan, eş anlamlı gibi görünen ama aslında arasındaki farkı anlayınca hayat dönüştüren kavramlar üzerine yazıyorum bir süredir. İlk önce Neşe temasını ele alan sayı için, Mutluluk ile Neşe arasındaki farka oda

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20252 dakikada okunur


Emek, çaba ve kendinden oluş haline geçmek
Bu yazıyı her alanda EMEK vererek, kendinin ve BÜTÜN’ün hayrını gözetmiş, çalışmış, akılcı şekilde çabalamış, bir şeylerin değişip dönüşmesi için, üretime katkı sunabilmek için dirsek çürütmüş, kafa patlatmış ya da ellerinde, ayaklarında nasırlar açarak fiziksel çabasını üretime vakfetmiş CAN’lara adıyorum. Hayır, hayır İşçi Bayramı falan değil ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü…İçimden fışkıran bir minnet duygusunun eseri bu yazı. Biraz emeği yücelten zihnimi buraya sunacak bi

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Ne büyük özgürlükmüş insanın kendini kabulü
Neşe nedir? Neşe ile mutluluk kelimeleri çoğu zaman eş anlamlı olarak kullanılır. Halbuki ikisi çok farklı şeylerdir bana göre. Bu yazıda bunu anlatmak istedim ve anlayışımı kendi içimde doğrulamak adına da biraz araştırdım. Aklım bir kelimeye, kavrama takılınca hemen Türk Dil Kurumu tanımına bakarım ben. Bu sefer de öyle yaptım. Bakın neşe için ne diyor: 1. Anlam: Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret 2. Anlam: Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma (İkinci anlamı d

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20252 dakikada okunur


Aşı ve toplumsal ayrışma
Dünyanın ve ülkemizin gündeminde uzunca bir süredir, aşı konusu bir numara. Bunun nedenini anlamak için alim olmaya gerek yok. İnsan varlığı, bu dünyada her daim ölüme karşı bir savaş halindedir. Yaşam tehdit altında olduğunda da haliyle büyük gümbürtüler kopar. Oysaki insan, ölmek için bu dünyaya gelmiş olduğunu bilseydi neler değişirdi diye düşünmeden edemiyorum bazen. İşin felsefi kısmını bir kenara koyarsam beni bu yazıyı kaleme almaya iten o güçlü dürtüden hareketle belk

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Peru Seyahati – 4
Yazının önceki bölümleri için lütfen tıklayın: PERU SEYAHATİ – 1 PERU SEYAHATİ – 2 PERU SEYAHATİ – 3 ÖDÜL Patika boyunca gördüğüm tüm vizyonlar ve kendi kişisel travma çözülümlerim bu maceradan bana kalan ödüllerdi. Buna rağmen bu ödüllerden ziyade yolculuğun başıyla sonu arasında geçirmiş olduğum öyle bir süreç vardı ki bence dönüşüm tam da orada başlıyordu. O yüzden bu yazıda seremoni sonrası odaya gelince yaşadığım ve de kız kardeşimle geçtiğimiz büyük sınavın detaylarında

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20251 dakikada okunur


Peru Seyahati – 3
PERU SEYAHATİ – 2 (bir önceki yazı dizisi bölümü için tıklayınız) I am the channel (Ben kanalım) Bu kısa süreli itiraftan sonra bir daha hiç susmadım. Konuştum. Hep konuştum. Dilimden bana ait olmayan düşünceler dökülmeye başlamıştı. Kimi zaman “off ne kadar çok ıslak mendil harcıyorsunuz, doğa sizin yüzünüzden kirleniyor” diyor, kimi zaman “sen yeğenlerinin kusmasından iğrenirdin bak yanında hiç tanımadığın insanlar kusuyorlar” diye kız kardeşime kızıyordum. Bir an geliyo

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20252 dakikada okunur


Peru seyahati - 2
Yazının ilk bölümü için lütfen tıklayın: PERU SEYAHATİ – 1 Sadece bir gün sonra dünyanın çeşitli yerlerinden gelen şifacı büyük annelerle çalışmalarımız başlayacaktı ama grubun ortak kararıyla San Pedro ritüeli o güne planlanmıştı. Bir gün önceden özel bir diyete başlamış, et, kahve, çikolota, ananas yemeyi kesmiştik. Bol sıvı ile besleniyorduk. Nedenini yine daha sonra anlayacaktım. Nedense pek de bir şey sorgulamadan söylenenlere uyuyordum. Her ne kadar günlüğüme Miguel ve

Nihan Uycan Özen
16 Ara 20252 dakikada okunur
bottom of page